CreatorsOk
Sevan Nişanyan

Sevan Nişanyan

patreon


Sevan Nişanyan posts

İsm-i Zaman ve Mekân

10 Eylül 2009

Geçen gün maslak salx’tan gelir, hayvan boğazlama yeri demektir dedim ya. Birkaç okurumun aklı yatmamış, nasıl yani diye sormuşlar.

Arapça’da ism-i zaman ve mekân dedikleri son derece şık bir kelime kalıbı var. Üç harfli fiil kökünü alıyorsunuz, maSSaS veya maSSiSkalıbına sokuyorsunuz. Bazen arkasına dişil eki olan –a(t) ekliyorsunuz. O işin yapıldığı yer veya zaman anlamına gelen bir isim elde ediyorsu...

View Post

Balık Tiyatroları

9 Eylül 2009

“Şehrin Türkçesi balık mıdır” diye sormuş, kutadgubiliklere meraklı görünen bir okurum. Hemen kontr soruyu çaktım: şehir mi Türkçedir, (şehir anlamında) balık mı Türkçedir? Bu ciddi bir soru. Sokaktan ilk geçen bin kişiye sorabiliriz mesela.

Balık daha Türkçedir diyenler bence feci bir ideolojik körlükten mustaripler. Sokaktan geçen bin kişinin bildiği dilin TÜRKÇE OLMADIĞINI ileri sürm...

View Post

Havlu

8 Eylül 2009

Havlu havlıdır tabii, havı olan manasına. 17. yüzyılda henüz bağımsız kelime olmamış gibi, sözlükte havlu makrama diye deyim geçiyor. Makrama peşkir demek, dolayısıyla “havlı peşkir”, düz kumaş peşkir değil pırtıklı cinsi.

Asıl ilginci ne biliyor musunuz? Türkçede bugün dilin temel kurallarından biri bildiğimiz küçük ses uyumu var ya, 17. yüzyıl sonlarında ortaya çıktı. Yani bugün nın/nin/nun/n...

View Post

Basur

7 Eylül 2009

Etimoloji ne işe yarar? Bir işe yaramaz aslında. Kelimelerin hikâyesi insan hikâyeleri gibidir, biraz hoşça vakit geçirirsin, şansın varsa biraz da ufkun açılır. O kadar.

Mesela şu, kaç yıldır sözlüğümde durup duruyormuş, farkında değilmişim, geçen gün farkına vardım. Lüzumsuz bilgi, ama keyifli.

Arapça beşer insan. Ama özellikle etten kemikten bir şey olan insan, ademoğlunun “yüce” yanı değil....

View Post

Maslak-Levent

5 Eylül 2009

Maslak şimdi İstanbul’un şıkıdım semtlerinden biri. Ama adı mezbaha demek, heyhat. Eskiden şehirden saatlerce mesafede kör ıssız bir yerdi, belli ki mezbaha için uygun bulmuşlar. Öyle eski Osmanlı devirleri filan da değil, sanmam; geleneksel kara düzende hayvanı evinin önünde boğazlarsın olur biter. 20. yüzyıl başı gibi, modernleşme çağında olmalı.2021-11-23 19:00:01 +0000 UTC View Post

Ramazan

4 Eylül 2009

Oniki artı bir aylı takvimi yanılmıyorsam MÖ 600’lere doğru eski Babilliler keşfetmiş. Hemen ardından İranlılarla Yahudiler, bir süre sonra da Yunanlılar benimsemiş. Bu sistemde ay hakiki aydır, yani hilali görünce başlar. 354 günlük ay yılı ile 365 küsur günlük güneş yılı arasındaki farkı telafi etmek için de üç yılda bir ekstradan bir ay eklenir. Böylece aylar azami 20-30 günlük bir kayma payıyla her sene aynı mevsime de...

View Post

İstanbul

3 Eylül 2009

Osmanlıda, misal, Trabzon deyince normal olarak Trabzon kenti kastedilmez, Trabzon beyliği ya da vilayeti kastedilir. Sur içindeki kent için nefs-i Trabzon diye ayrıca belirtirler, Trabzon’un içi manasına. “Trabzon’un neresindensin? İçinden.” O mantık.

Bizans Rumcasında da belli ki aynı yolu izlemişler. Rumcadan Türkçeye geçen şehir ve kasaba adlarının çoğunda isim aynen alınmaz, başına είς edatı eklenir. Bu edat ...

View Post

Yalan Fırtınası

2009 sonlarına doğru Kelimebaz gitgide artan oranda siyasi konulara değinmeye başladı. İlk örneklerinden biri. 2 Eylül 2009.

Meşhur belgeyi imzalayan albayı şutlamışlar.[1]Sonra da bildiri yayınlamışlar ki, aslında zaten kadro yokmuş da, albayın şahsıyla değil sınıfıyla ilgiliymiş de, hede hödö.

Bir: Türkiye’de bu bildiriye inanacak kadar saf bir Allah...

View Post

Tatil

1 Eylül 2009

Yok, vallahi tatil filan yapmadım. Bir aydır hemen her gece sabah beşlere kadar çalıştım, gözlerim pörtledi, göbeğim sarktı, sırtımın ağrısından duramaz oldum. Ama sözlüğümün yeni baskısını alnımın akıyla yetiştirdim. Güzel oldu, bayramdan önce çıkıyor. Her gün her gün bu adamı okumayayım, bir kereden hepsini öğreneyim, elimin altında olsun diyorsanız hiç durmayın, alın derim.

Şimdi ah bir tatil olsa ne iyi olur...

View Post

Tırlatmak

15 Ağustos 2009'da Taraf'ta çıkan kısa tatil notu

Yazarınız tırlatmak üzeredir.

Biliyorsunuz asıl işim bu kelimebazlık işi değil. İzmir’in dağındaki bir köyde, 54 yataklı bir acayip köy otelinin yürütücübaşıyım. Haftada yedi gün sabahtan akşama dek yok hidrofor bozulmuş, yok müşterinin otobüsü kaçmış, aşçı ile yamağı kavga etmiş, bürodaki kızın evleneceği tutmuş, nalburun çeki ödenmemiş, lavanta toplama vakti gelmiş, he...

View Post

Pirinç

14 Ağustos 2009

Dillerin tarihteki evrimini anlamak için bin tane ses kuralı ezberleyeceksin. Misal: eski İran dillerinde kelime başındaki /w/ sesi modern Farsçada daima /b/ olur. Misal: Eski İrancadaki /c/ veya /ç/ sesi doğu İran lehçelerinde aynen kalır, batı İran lehçelerinde /z/ olur; modern Farsça karışık bir dil olduğundan her iki biçimi bazen yanyana barındırır. Misal: Antik çağ Yunancasında /w/ sesi kaybolur, ama ardından gelen sesliyi /o/ya...

View Post

Aganigi

Çağdaş Türkiye argosunda aganigi = oynaşmak, cinsel ilişkide bulunmak. On yıl kadar önceki Fiskobirlik fındık reklamlarından mı türedi, yoksa daha önceden de bu anlamı var mıydı emin değilim. Tam hali aganigi naganigi, kısaca ilk kelime söyleniyor.

Nereden geldiğini biliyorsunuz değil mi? Devr-i kadimden beri bütün çocukların (ya da İstanbul çocuklarının) bildiği bir kuş dili vardır. Kelimenin her sesli harfi ikilenip ar...

View Post

Light

12 Ağustos 2009

Türkçede light diye bir sözcük var mı? Vallahi herkes kızacak gene ama bana sorarsanız var. 1990’ların ortasıydı yanılmıyorsam, o ara çıkıp sönen semi-entel gazetelerden birine “Cumhuriyet light” diye isim takmışlardı. O günden beri hep bir şeylerin laytı çıkıp duruyor – light mayonez, light şarap, light terminoloji, light egzersiz, light erkek, light darbeci, yüzlercesi var. “Herhangi bir ürün veya hizmet...

View Post

Norşin

11 Ağustos 2009

Eyvah, Canan Arıtman haklı mı çıktı ne? Cumhurbaşkanı Gül Kürtçe zannedip Norşin’e Norşin demiş. Heyhat, Kürtçe değil Ermenice! Nor yeni, şen – aslı ince é ile şéndir, yerel ağızlarda şin olur – köy, daha doğrusu yerleşim, imar edilmiş yer, mamure. Bildiğiniz Yeniköy yani. Azerbaycan’da iki tane Norşen var, ikisinin de adını düzeltip Yenikend yapmışlar.

Bizdeki Muş ovasının ...

View Post

Sumerce - II

8 Ağustos 2009

Sumer dili ilk keşfedildiğinde, daha kimse nedir nasıldır bir şey bilmezken Julius Oppert adlı bir Alman 1855 yılında bunun tıpkı Macarca ve Türkçe gibi aglutinatif bir dil olduğunu fark etmiş – yani sarmısak-la-ya-ma-dı-k-lar-ımız-ın-ki-ler-le-y-miş-sin-iz gibi zincirleme eklemlemeye müsait. Dolayısıyla “Turani” bir dil olabileceğini ileri sürmüş. Pek taraftar bulmamış gerçi ama bir otuz sene daha bu fikrinden caymamış.

...

View Post

Sumerce - I

7 Ağustos 2009

“Sümer mitolojisinde ilk yaratılan insana lulu amelu (işçi) denilmiş. Sanırım amele kelimesinin kökeni de Sümerce olmalı,” diye akıl yürütmüş dillere meraklı olduğu anlaşılan bir okurum.

Genel kural şudur: bir yerde Sumerlere ve Sumerceye dair bir şey okudun mu yüz defa kontrol edip gözünle görmedikçe atmasyon kabul edeceksin. Sumercenin böyle bir şeyi var, insanlarda masal uydurma güdüsünü tetikliyor. View Post

İsot

6 Ağustos 2009

Yok kardeşim, üzgünüm, isot da Kürtçe değil.

Gene biri sayfalar boyu döktürmüş, ne Türk faşizmine yalakalığım kalmış, ne hangi menfur çıkarlara “hizmet ettiğim.” Özbeöz Urfa malı olan isota sözlüğümde Türkçe demişim, halbuki Kürtçe olduğunu herkes bilirmiş, Türkler bu kelimeyi 1990’larda öğrenmiş, yalan konuşarak kime yaranmaya çalışıyormuşum, dıy dıy da dıy dıy.

Bakıyorum 1480 küsur tarihli Su...

View Post

Bayrak

Dünyanın bir yerinde, emek ve yetenek ürünü olan bir işte insan kendi ülkesinin bayrağı göndere çıksa sevinmez mi? Sevinir tabii: sevinmeyen ruhsuzdur. İnsan başarıdan pay çıkarır, oraya ait olmakla gurur duyar, tanıdıklar iyi bir iş yaptı diye mutlu olur. Bu memleketten kırk sene önce gitmiş, rejiminden nefret eden, insanını da sevmemek için yeterli sebebi olduğuna inanan insanlar tanırım; Türk takımı gol attı mı televizyon karşısında zıp zıp zıplarl...

View Post

Bilim dili

Avrupa üniversitelerinde 19. yüzyıl başlarına dek eğitim dili Latince idi. Yani hiç kimsenin evinde konuşmadığı, bin küsur yıl önce ölmüş bir antika dil. Bundan dolayı Avrupa’da eğitim zarar gördü mü? Sanmıyorum. Millî bilinç zedelendi mi? Zedelenmiştir evet, Avrupa’nın bilumum ülkelerinden gelen bilim adamları kendilerini ortak ve evrensel bir ilim camiasının üyesi saymışlar, kendi kıytırık krallıklarını, dükalıklarını, beyliklerini çok fazla ...

View Post

Seks

3 Ağustos 2009

Gelelim seksin faydalarına. Sorumuz şu: En temel insan eylemlerinden biri için neden ithal malı fantazi bir kelime kullanırlar? Türkçesi yok mudur bu meretin? İster misin emperyalistler vatanımızı bölmek ve dilimizi kıçımıza kaçırmak için yurdumuza bu yabancı kelimeyi sokmuş olsun!

Peki, çalıştıralım kafayı, sekse eşdeğer bir tane yerli kelime bulalım. Türkçe Arapça fark etmez, yeter ki gâvur işi olmasın. Var mı? Ben bu...

View Post

Slip

Çağdaş yaşamın Türkçeye kazandırdığı taze kelimelerden biri slip. “Kısa kesimli erkek donu” anlamında galiba 1980’lerde çıktı. Cümle içinde kullanımına örnek: “Muz desenli slipimiz yok, bokser verelim.” Aslında slipimiz mi slibimiz mi olur emin değilim. Bokser de boxer yazılmalı herhalde, TDK sözlüğü bu konularda yardımcı değil maalesef.

İkinci anlam: kredi kartından bir defalık çekim işlemi. Misal: “Tek slipte ödüyorsa...

View Post

Salak

31 Temmuz 2009

Dilimizde aşağı yukarı aynı anlama gelen bir salak var, bir de saloz var. İkincisi son yıllarda biraz demode olsa da halk ağızlarında yaygın kelime, 19. yüzyıldan itibaren edebi dilde de kaydedilmiş. Geçenlerde biri mektup yazmış, üstünü başını yırtanlara halk türkülerinde salozane derlermiş, Malatya’da hepten uçuk adama salozli derlerdi diyor. Kaynak belirtmemiş am...

View Post

Mülk

30 Temmuz 2009

Arapça m-l-k kökü esasen “egemen olma, beylik ve hükümdarlık etme” ve ikinci olarak özel hukuk çerçevesinde bir mala “sahip olma”. Bu iki kavram arasındaki ince alakaları anlatmaya kalkacak olursak gene konu sapar, yazıyı toparlayamayız, onun için geçelim. Mesela melik kraldır, mâlik de Arapçada daha çok bu anlamda kullanılır ama Türkçede özel hukuk kavramıdır, araya net bir ayrım girmiştir, ...

View Post

Memluk

Dün kulla köleyi gördük, yazının ucunu da memluk’a bağladık. Memluk neymiş? Malik olunan şey veya kişi, m-l-k kökünden, köle demek. Aynı anlama gelen gulam’dan daha kibar, daha kuru, daha hukuki bir deyim.

Miladi 9. yüzyıla doğru Araplar fazla medenileşip savaş döğüş işlerinden zevk almaz olunca Türkistan’dan gelen Türk köleleri asker yazmaya başlamışlar, tıpkı Brezilya’dan futbolcu getiren Fenerbahçe gibi. Bunlar da fırsatı b...

View Post

Kul, köle

28 Temmuz 2009

Kul ta Orhun yazıtlarından beri var olan bir Türkçe kelime, hizmetkâr ve köle demek. Bu iki kategori arasındaki ayrım eski dillerde yoktur, ya da varsa net değildir. Latince servus hem hizmetçi (servant) hem köle (slave) demek. Arapça ˁabd da öyle. Yani bir adamı hizmetinde çalıştırıyorsan ha maaş vermişsin, teorik olarak “özgür” saymışsın, ha yemek ve yatak verip ben salmadan bir y...

View Post

Bumin

Kürşat Bumin hocam geçen gün Yeni Şafak’taki yazısında Kelimebaz’ı öve öve övgü manyağı yapmış.[1] Mahcup görünmeye çalışıyorum tabii, ama eş dost meclisinde havamdan geçilmez oldu diyorlar. Zaten Ali ile Özlem başıma kakıp duruyorlardı “tevazu da tevazu, sende tevazu eksik” diye, şu ara hiç onlara gözükmesem daha iyi olacak.

*

Kürşad da yeterince il...

View Post

Pehlivan

25 Temmuz 2009

Farsça pehlevân = yiğit, kahraman, cengâver. Fars edebiyatının başyapıtı olan Şahname baştan aşağı pehlevan menkıbeleriyle doludur, pehlevanların en meşhuru da pehlevan-ı cihân Zal oğlu Rüstem’dir. Bunlar güreşçi filan değil, yanlış anlamayın, Zabulistan ve Sistan ülkelerinin hükümdarları, şahlar şahı Cemşid soyundan gelme, şehir ve saray sahibi soylu kişiler. Türkiye’de çayır güreşçilerine ...

View Post

Saltbuyurmanlık - II

24 Temmuz 2009

Türk Dili dergisinin 1936 yılında önerdiği Öztürkçe kelimelerden bir demet sunmaya devam ediyoruz.

Üyürt neymiş? Seçim ve tercih demekmiş. Köterikarakter, öredil kat’i, eysirim de tarih. Bunların nereden türetildiğine dair bir fikrim yok, ama Divan-ı Lugat-i Türk’ü karıştırsak eminim ucundan tutacak bir şeyler buluruz. Roman karşılığı ertek...

View Post

Saltbuyurmanlık - I

23 Temmuz 2009

TDK’nin resmi yayını olan Türk Dili dergisinin 17.-18. sayısı 1936’da çıkmış, 155 sayfa, Dil Devrimi’nin ilk dört yıllık hengâmesinin bir tür özeti, en nadide mücevheri. Yaklaşık 5500 adet yeni kelime tanıtmışlar. “Her adımında yol gösteren, Türklüğün dilini aydınlatan Ulu Önder’e, derleme işini bir devlet ödevi şekline koyan cumhuriyet hükümetine ve onun değer biçilmez başı olan İsmet İnönü’ye” ithaf etmi...

View Post

Pirpirim

22 Temmuz 2009

Semizotuna Anadolu’da pirpirim derler. TDK Türkçe Sözlük’e almamışlar, ama Derleme Sözlüğünde bir ton entrisi var. Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri gibi birçok yerde pürpürüm, Doğubayazıt’ta püpürüm, Amasya’da pırpırım, Arapkir’de perper, Mezifon’da parpar, Yusufeli’nde pirpir makbulmüş, ama Aydın’dan...

View Post