CreatorsOk
Sevan Nişanyan

Sevan Nişanyan

patreon


Sevan Nişanyan posts

Kelimebaz 23 - Çavuş

22 Kasım 2008

Çavuşun özgün anlamı “çığırtkan, emirleri yüksek sesle tekrarla­yan görevli, kağanın teşrifat memuru”. Türkçede en az 8. yüzyıl­dan beri önemli bir kültür kelimesi olarak mevcut. Galiba Türk­çeden başka dillere en çok alıntılanan on beş-yirmi kelimeden biri olmalı. Yabancı kelime almaya hiç yatkın olmayan Arapçaya bile şavîş diye yerleşmiş. (Not: Arap dilinde /ç/ sesi yok.)

Ses kelimesi Türkçede ta 18. yüzyı...

View Post

Kelimebaz 22 - Muhafazakar

20 Kasım 2008

“Muhafaza eden” anlamında Osmanlıca bir terkip, ilk yarısı Arapça, öbür yarısı Farsça. Eski sözlüklerde hiç geçmiyor, yani yerleşik bir deyim değil, ama Namık Kemal’de “korumacı, sak­layıcı” anlamında bir kere denk geldim. “Muhafazakar adamdır, bayat ekmeği bile atmaz” gibisine.

İngilizce conservative veya Fransızca conservateur karşılığı siyasi bir terim olarak ortaya çıkması tam olarak 1911 yılı Nisan ayı...

View Post

Kelimebaz 21 - İrtica

19 Kasım 2008

Rücuˁ etmek Arapça “geri dönmek” demek. Sondaki nesne Arapça ayın harfini temsil ediyor, gırtlaktan gelen ve Türkçe karşılığı olmayan bir ses. Aynı Arapça kökten ricˁat geri dönüş. Özellikle askeri anlamda kullanılıyor. Misal: Cepheden perişan bir şekilde ricat eden Şark Ordusu birlikleri Çatalca hattında güçlükle durduruldu.

İrticaˁ da geri dönüş, Arapça gramere göre aynı Arapça kökten türeti...

View Post

Kelimebaz 20 - Sivas, Kayseri

18 Kasım 2008

Sivas’la Kayseri’nin adaş olduğu daha önce aklıma gelmemişti, yeni fark ettim. Latince Caesar = Yunanca Kaisár, Roma-Bizans imparatorlarının sıfatlarından bir tanesi. Latince Augustus = Yu­nanca Sebastós bir diğeri. Sebastós tıpkı Augustus gibi “hamd ve sena edilen, yüceltilen” demek. Padişahla sultan gibi yan yana kullanılan unvanlar.

Sebasteia kenti milattan üç beş yıl ön...

View Post

Kelimebaz 19 - Hasan

17 Kasım 2008

Memlekette o kadar çok insanın kendi adının anlamından ha­beri yok ki insan hayret ediyor. On kişiden birinin kullandığı en popüler isimler bile buna dahil.

Mesela Hasan. Arapça bir sıfat, “güzel” demek. İsim hali hüsn, “güzellik”, hüsn-i niyet, hüsn-i tabiat gibi deyimlerde geçiyor. Nispet –î’siyle bundan türetilen Hüsnî de erkek adı olarak kul­lanılıyor; “güzelliksel” diye çevirebiliriz, lazımsa. Hüseyn “k...

View Post

Kelimebaz 18 - Paragraf

Paragraf kelime anlamı itibariyle “kenar yazı” demek. Ne alaka?

Eski elyazmalarıyla uğraşmış olanlar bilir, bunların çoğunda me­tin tek bir blok halinde akar. Ancak ara sıra yeni bir konuya başlarken sayfa kenarına “Battal Gazi’nin üçüncü cengidir” gi­bisinden bir not düşülür. Paragraf işte bu notun adı.14 Batı’da bu notun yerine bazen ¶ şeklindeki paragraf işaretini de kullan­mışlar. Matbaanın icadından kısa bir süre sonra metni bloklara ...

View Post

Kelimebaz 17 - Jilet

15 Kasım 2008

“Güneydoğu’dan Edirne’ye kadar cemselerin eşliğinde uyuştu­rucu taşındı” demiş Avni Özgürel, kahraman ordumuza bağlı birimlerin ilginç etkinliklerini anlatırken.* Bizde cemse diye geçen şey Amerikan ordusunun General Motors Corporation tarafından imal edilen zırhlı personel taşıyıcıları. Arkalarındaki kocaman GMC yazısı İngilizce/Fransızca kırması ce-em-se diye telaffuz edilmiş.

Markadan türetilen isimlerin en ünl...

View Post

Kelimebaz 16 - Malazgirt

14 Kasım 2008

Anadolu yer isimlerinde sık sık karşımıza çıkan bir unsur berd yahut pert, Ermenice “kale”. Özgün biçim berd, Doğu Erme­nicesinde aynen korunmuş. Buna karşılık Anadolu ve İstanbul Ermenicesinde Ortaçağ sonlarından bu yana pert tercih ediliyor. Türkçe örneklerin çoğunda böyle geçer.

Pertek Tunceli’nin ilçesi, “Kalecik”. Pertekrek Artvin’in Yusufe­li ilçesinde meşhur bir kale, aslı Pertakarak, yani “Kaleçiftlik...

View Post

Kelimebaz 15 - Çay

13 Kasım 2008

Çayın Kuzey Çin lehçelerindeki adı çá, güneydeki Amoy (Xia­men) lehçesinde adı tê. İkisi aynı kelime, aynı şekilde 茶 yazılı­yormuş ama telaffuz kuzeyde farklı, güneyde farklı.

Çay bitkisinin Çin’den dünyaya yayılması 1600-1610 dolayın­da ilk evvela Portekizliler vasıtasıyla olmuş. Hindistan’da ilk kez 1630’larda kaydediliyor, Portekizli tüccarların ithal ettiği bir yeni moda olarak. 1640 küsur tarihli Farsça Bur...

View Post

Kelimebaz 14 - Kemal

12 Kasım 2008

Mustafa son günlerde yeterince tartışıldı, biz Kemal’e bakalım.*

“Senin adın Mustafa, benim adım Mustafa, gel seni repackage edelim” öyküsünün iler tutar yanı olmadığı meydanda. Belki Dede Korkut’taki Boğaç Han hikayesinden esinlenmiş bir mit­leştirme çalışması. Öyle anlaşılıyor ki kendi kuşağındaki devrim­ci gençlerin birçoğu gibi genç Mustafa da o devrin idolü olan Namık Kemal’den esinlenerek kendine mahlas...

View Post

Kelimebaz 13 - Korsan

10 Kasım 2008

MÖ 1. yüzyılın ilk yarısında Doğu Akdeniz sularını Kilikyalı korsanlar sarmış. Alanya ile Silifke arasındaki dağlık memle­kette otururlar, Mısır-Suriye ile İtalya arasındaki deniz tica­retini vururlarmış. Roma’da kamuoyu yıllar yılı bu mevzuyla çalkalanmış. Bazı Romalı politikacıların buğday fiyatını yük­seltmek için el altından Kilikya korsanlarına destek verdiği bile ileri sürülmüş. (Cicero’nun nutuklarında var...

View Post

Kelimebaz 12 - Deyyus

9 Kasım 2008

Deyyus kelimesinin Yunanca Zeus’la bir alakası olup olmadığını sormuş bir okurum. Elcevap: Yoktur.

Deyyus (Arapçası /th/ sesiyle dayyûth) Arapçadan Türkçeye alınmış bir kelimedir. İslam öncesi dönemden itibaren Arapça­da “karısının başka erkekle yatmasına göz yuman adam, karısı­nı kıskanmayan adam, karısını fahişe olarak pazarlayan adam” anlamlarında kullanılmış. Klasik sözlüklerden Zemaşehri...

View Post

Kelimebaz 11 - Kokoreç

8 Kasım 2008

Kokoreç’i İstanbul’a Yunan meyhanecilerin getirdiği anlaşılıyor. Ömer Seyfettin ilk kez 1920’de, Atina’dan İstanbul’a gelmiş bir aşçının lokantasında kokoreç yemiş, sevmemiş. Hayatını ırkçılık üzerine kurmuş bir garip hastalıklı adam, sevseydi tuhaf olurdu zaten.

Öte yandan Yunanca sözlüklerin hepsi kokorétsi’nin Rumca de­ğil Arnavutça bir kelime olduğunu söylüyor. Şaşırtıcı olmasa ge­rek, çünkü 20. y...

View Post

Kelimebaz 10 - Maiyet

7 Kasım 2008

Maiyet aslında soyut bir ad, “birliktelik, bir arada olma” demek. Maˁa Arapça “beraber, ile” anlamında edat. Maˁa-l-esef (esefle), maˁa-aile (aileyle beraber), maˁa-ma-fih (bununla beraber) gibi deyimlerde karşımıza çıkıyor. Maˁaiyyet de “ilelik” anlamında, edattan yapılmış isim. Osmanlıca eski metinlerde bulabildiğim tüm örneklerde “beraberlik, beraber olma” anlamında soyut ey­lem ya da d...

View Post

Kelimebaz 9 - Şiddet

6 Kasım 2008

Şiddet’in asıl karşılığı intensity olmalı. Yani yoğunluk, kuvvetli­lik. Şiddetli bir fırtına = an intense storm, şiddetli aşk = intense love. Türkçede yüzyıllarca bu anlamda kullanılmış, ahlaki cihet­ten olumsuz yükü olmayan bir kelime. Sonra sanırım 1960’ların sonu veya 70’lerin başı olmalı, TRT dilinde şiddet eylemleri diye bir tabir türedi, İngilizce acts of violence deyimine karşılık. Za­manla şiddet, her türlü vu...

View Post

Kelimebaz 8 - Menkul

5 Kasım 2008

Üç-beş sene var ki menkul kelimesi nur topu gibi yeni bir an­lama kavuştu. Özellikle Radikal gazetesinin yabancı basından çeviri masası bu yeni anlamı pek tutmuşa benziyor. Her gün en az bir kez kullanmadan edemiyorlar. “Kafkas ülkelerinden men­kul yeni bir gruplaşma”, “İsrail’in toprak hırsızlığı ile baskıdan menkul siyaseti”, “apartman daireleri ve dükkanlardan menkul dokuz katlı binalar”, “talimatlardan ve tetkiklerden m...

View Post

Kelimebaz 7 - Zenci

4 Kasım 2008

Zencinin orijinali zangî, Farsçadır. Esasen “paslı” demektir çün­kü zang pastır. Arapçada ince /g/ sesi 8. yüzyıldan sonra /c/ye dönüşmüş olduğundan, Arapçası zancî olur. Farsçada da mu­arreb, yani Arapça telaffuza uydurulmuş biçim olan zancî kul­lanılır. Türkçede ilk kez 11. yüzyılda yazılı örneğine rastlanır. Ortaasya’da haliyle zenci yoktu. Dolayısıyla Türkler için yeni bir nosyondu, genişleyen...

View Post

Kelimebaz 6 - Sürpriz

3 Kasım 2008

Surprise Fransızca. Sur “üstü, üzeri” gibi bir edat, İngilizcesi over; prise “tutma, yakalama, elde etme”, ikisi bileşince “üstüne varma, tepesine binme” gibi bir mana çıkıyor. Fransızcada en erken 1175 dolayında, “olağandışı vergi” anlamında kullanılmış. 16. yüzyıl ortalarından itibaren bugünkü anlamda ama önceleri çağrışımı daima olumsuz: baskın, tuzağa düşürme, aniden gelme gibi. T...

View Post

Kelimebaz 5 - Çakırkeyif

2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.

2 Kasım 2008

Çakırkeyif’teki çakır “alaca mavi renk” anlamındaki çakır değil, şarabın asıl Türkçe adı olan çakır. Çakır ta 11. yüzyılda Ortaasya Türkçesinde yaygın olarak kullanılan bir sözcük. Türkiye Türk­çesinde de galiba 16. veya 17. yüzyıl dolaylarına dek şarabın...

View Post

Kelimebaz 4 - Rum

2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.

1 Kasım 2008

Erzurum’un aslı Erzen-i Rum’dur. Diğer Erzen olan [Erzen-i Er­meni, Erzurum Havaalanı’nın bir iki kilometre kuzeybatısında bulunan, eski adıyla Karaerz, yeni adıyla Kahramanlar köyüdür. Ermenicesi Ardzn Արծնşehridir. 11. yüzyılda Erzurum kenti Rum İmparatorluğu’nun askeri ü...

View Post

Kelimebaz 3 - Lacivert

2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.

31 Ekim 2008

Farsça lâcivard koyu mavi renkli bir süs taşının adı, Frenkçesi lapis lazuli. Lâcivardî ise bu taşın rengi. Bizde de eski metinlerde rengin adı laciverdî diye geçer, 20. yüzyıl ortalarına doğru son­daki î düşer.

Laciverd taşı 6500 s...

View Post

Kelimebaz 2 - Kuruş

2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.

30 Ekim 2008

Ortaçağ boyunca Avrupa’da standart kur 12 gümüş denarius = 1 altın solidus, diğer adıyla schilling imiş. 13. yüzyılda altın paraya talep artıp arz yetersiz kalınca, 1 altın paraya eşdeğer (yani 12 gümüş para değerinde) büyük boy gümüş para çıkarmışlar pi­yasaya. Latince g...

View Post

Kelimebaz 1 - Cumhuriyet

2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler. Bu yazı ilki. Dipnotlar 2019'da eklendi.

29 Ekim 2008

Bizim bu taraflarda cumhuriyet kurma işine ilk Mithat Paşa’nın giriştiği rivayet edilir. Üç ayda iki padişah devirmiş olmanın ver­diği özgüvenle Paşa, 1876 sonlarında, gerekirse üçüncüsünü de devirip kendi iktidarını kurma zaman...

View Post

Bank info - Banka bilgisi

TR760006200113200006695423 Arsen Nişanyan Garanti Bankası (TL) GR5601720380005038088217301 Sevan Nisanyan Piraeus Bank (EUR)

Doğrudan ödeme için bu banka hesaplarını kullanabilirsiniz:
You may use these accounts for direct deposits.

View Post

Davetiye

 Yıllardan beri beş kuruş karşılık beklemeden size aşağıdaki hizmetleri sunduk, sunmaya devam ediyoruz.

1. Nişanyan Sözlük. Çağdaş Türkçenin en eşsiz, ufuk açıcı kaynaklarından biri. 30.000'i aşkın Türkçe sözcüğün kökeni ve Türkçe metinlerdeki tarihi evrimi.

2. Nişanyan Yer Adları Sözlüğü (I...

View Post

What is this about (English)

Sevan Nişanyan is a Turkish lexicologist, historian, political commentator and travel writer who was compelled to leave his country in 2017 and has lived in exile in the Greek island of Samos since.

He offers online, entirely free of charge, the following amenities:

1. The Nişanyan Dictionary, the authoritative etymological dictionary of the modern Turkish language, analyzing the sou...

View Post