22 Kasım 2008
Çavuşun özgün anlamı “çığırtkan, emirleri yüksek sesle tekrarlayan görevli, kağanın teşrifat memuru”. Türkçede en az 8. yüzyıldan beri önemli bir kültür kelimesi olarak mevcut. Galiba Türkçeden başka dillere en çok alıntılanan on beş-yirmi kelimeden biri olmalı. Yabancı kelime almaya hiç yatkın olmayan Arapçaya bile şavîş diye yerleşmiş. (Not: Arap dilinde /ç/ sesi yok.)
Ses kelimesi Türkçede ta 18. yüzyı...
2021-03-28 17:00:00 +0000 UTC
View Post
20 Kasım 2008
“Muhafaza eden” anlamında Osmanlıca bir terkip, ilk yarısı Arapça, öbür yarısı Farsça. Eski sözlüklerde hiç geçmiyor, yani yerleşik bir deyim değil, ama Namık Kemal’de “korumacı, saklayıcı” anlamında bir kere denk geldim. “Muhafazakar adamdır, bayat ekmeği bile atmaz” gibisine.
İngilizce conservative veya Fransızca conservateur karşılığı siyasi bir terim olarak ortaya çıkması tam olarak 1911 yılı Nisan ayı...
2021-03-27 18:00:00 +0000 UTC
View Post
19 Kasım 2008
Rücuˁ etmek Arapça “geri dönmek” demek. Sondaki nesne Arapça ayın harfini temsil ediyor, gırtlaktan gelen ve Türkçe karşılığı olmayan bir ses. Aynı Arapça kökten ricˁat geri dönüş. Özellikle askeri anlamda kullanılıyor. Misal: Cepheden perişan bir şekilde ricat eden Şark Ordusu birlikleri Çatalca hattında güçlükle durduruldu.
İrticaˁ da geri dönüş, Arapça gramere göre aynı Arapça kökten türeti...
2021-03-26 18:00:02 +0000 UTC
View Post
18 Kasım 2008
Sivas’la Kayseri’nin adaş olduğu daha önce aklıma gelmemişti, yeni fark ettim. Latince Caesar = Yunanca Kaisár, Roma-Bizans imparatorlarının sıfatlarından bir tanesi. Latince Augustus = Yunanca Sebastós bir diğeri. Sebastós tıpkı Augustus gibi “hamd ve sena edilen, yüceltilen” demek. Padişahla sultan gibi yan yana kullanılan unvanlar.
Sebasteia kenti milattan üç beş yıl ön...
2021-03-25 18:00:03 +0000 UTC
View Post
17 Kasım 2008
Memlekette o kadar çok insanın kendi adının anlamından haberi yok ki insan hayret ediyor. On kişiden birinin kullandığı en popüler isimler bile buna dahil.
Mesela Hasan. Arapça bir sıfat, “güzel” demek. İsim hali hüsn, “güzellik”, hüsn-i niyet, hüsn-i tabiat gibi deyimlerde geçiyor. Nispet –î’siyle bundan türetilen Hüsnî de erkek adı olarak kullanılıyor; “güzelliksel” diye çevirebiliriz, lazımsa. Hüseyn “k...
2021-03-24 18:00:03 +0000 UTC
View Post
Paragraf kelime anlamı itibariyle “kenar yazı” demek. Ne alaka?
Eski elyazmalarıyla uğraşmış olanlar bilir, bunların çoğunda metin tek bir blok halinde akar. Ancak ara sıra yeni bir konuya başlarken sayfa kenarına “Battal Gazi’nin üçüncü cengidir” gibisinden bir not düşülür. Paragraf işte bu notun adı.14 Batı’da bu notun yerine bazen ¶ şeklindeki paragraf işaretini de kullanmışlar. Matbaanın icadından kısa bir süre sonra metni bloklara ...
2021-03-23 18:00:03 +0000 UTC
View Post
15 Kasım 2008
“Güneydoğu’dan Edirne’ye kadar cemselerin eşliğinde uyuşturucu taşındı” demiş Avni Özgürel, kahraman ordumuza bağlı birimlerin ilginç etkinliklerini anlatırken.* Bizde cemse diye geçen şey Amerikan ordusunun General Motors Corporation tarafından imal edilen zırhlı personel taşıyıcıları. Arkalarındaki kocaman GMC yazısı İngilizce/Fransızca kırması ce-em-se diye telaffuz edilmiş.
Markadan türetilen isimlerin en ünl...
2021-03-22 18:00:03 +0000 UTC
View Post
14 Kasım 2008
Anadolu yer isimlerinde sık sık karşımıza çıkan bir unsur berd yahut pert, Ermenice “kale”. Özgün biçim berd, Doğu Ermenicesinde aynen korunmuş. Buna karşılık Anadolu ve İstanbul Ermenicesinde Ortaçağ sonlarından bu yana pert tercih ediliyor. Türkçe örneklerin çoğunda böyle geçer.
Pertek Tunceli’nin ilçesi, “Kalecik”. Pertekrek Artvin’in Yusufeli ilçesinde meşhur bir kale, aslı Pertakarak, yani “Kaleçiftlik...
2021-03-21 18:00:03 +0000 UTC
View Post
13 Kasım 2008
Çayın Kuzey Çin lehçelerindeki adı çá, güneydeki Amoy (Xiamen) lehçesinde adı tê. İkisi aynı kelime, aynı şekilde 茶 yazılıyormuş ama telaffuz kuzeyde farklı, güneyde farklı.
Çay bitkisinin Çin’den dünyaya yayılması 1600-1610 dolayında ilk evvela Portekizliler vasıtasıyla olmuş. Hindistan’da ilk kez 1630’larda kaydediliyor, Portekizli tüccarların ithal ettiği bir yeni moda olarak. 1640 küsur tarihli Farsça Bur...
2021-03-20 18:00:03 +0000 UTC
View Post
12 Kasım 2008
Mustafa son günlerde yeterince tartışıldı, biz Kemal’e bakalım.*
“Senin adın Mustafa, benim adım Mustafa, gel seni repackage edelim” öyküsünün iler tutar yanı olmadığı meydanda. Belki Dede Korkut’taki Boğaç Han hikayesinden esinlenmiş bir mitleştirme çalışması. Öyle anlaşılıyor ki kendi kuşağındaki devrimci gençlerin birçoğu gibi genç Mustafa da o devrin idolü olan Namık Kemal’den esinlenerek kendine mahlas...
2021-03-19 18:00:00 +0000 UTC
View Post
10 Kasım 2008
MÖ 1. yüzyılın ilk yarısında Doğu Akdeniz sularını Kilikyalı korsanlar sarmış. Alanya ile Silifke arasındaki dağlık memlekette otururlar, Mısır-Suriye ile İtalya arasındaki deniz ticaretini vururlarmış. Roma’da kamuoyu yıllar yılı bu mevzuyla çalkalanmış. Bazı Romalı politikacıların buğday fiyatını yükseltmek için el altından Kilikya korsanlarına destek verdiği bile ileri sürülmüş. (Cicero’nun nutuklarında var...
2021-03-18 18:00:00 +0000 UTC
View Post
9 Kasım 2008
Deyyus kelimesinin Yunanca Zeus’la bir alakası olup olmadığını sormuş bir okurum. Elcevap: Yoktur.
Deyyus (Arapçası /th/ sesiyle dayyûth) Arapçadan Türkçeye alınmış bir kelimedir. İslam öncesi dönemden itibaren Arapçada “karısının başka erkekle yatmasına göz yuman adam, karısını kıskanmayan adam, karısını fahişe olarak pazarlayan adam” anlamlarında kullanılmış. Klasik sözlüklerden Zemaşehri...
2021-03-17 18:00:00 +0000 UTC
View Post
8 Kasım 2008
Kokoreç’i İstanbul’a Yunan meyhanecilerin getirdiği anlaşılıyor. Ömer Seyfettin ilk kez 1920’de, Atina’dan İstanbul’a gelmiş bir aşçının lokantasında kokoreç yemiş, sevmemiş. Hayatını ırkçılık üzerine kurmuş bir garip hastalıklı adam, sevseydi tuhaf olurdu zaten.
Öte yandan Yunanca sözlüklerin hepsi kokorétsi’nin Rumca değil Arnavutça bir kelime olduğunu söylüyor. Şaşırtıcı olmasa gerek, çünkü 20. y...
2021-03-16 18:00:00 +0000 UTC
View Post
7 Kasım 2008
Maiyet aslında soyut bir ad, “birliktelik, bir arada olma” demek. Maˁa Arapça “beraber, ile” anlamında edat. Maˁa-l-esef (esefle), maˁa-aile (aileyle beraber), maˁa-ma-fih (bununla beraber) gibi deyimlerde karşımıza çıkıyor. Maˁaiyyet de “ilelik” anlamında, edattan yapılmış isim. Osmanlıca eski metinlerde bulabildiğim tüm örneklerde “beraberlik, beraber olma” anlamında soyut eylem ya da d...
2021-03-15 18:00:01 +0000 UTC
View Post
6 Kasım 2008
Şiddet’in asıl karşılığı intensity olmalı. Yani yoğunluk, kuvvetlilik. Şiddetli bir fırtına = an intense storm, şiddetli aşk = intense love. Türkçede yüzyıllarca bu anlamda kullanılmış, ahlaki cihetten olumsuz yükü olmayan bir kelime. Sonra sanırım 1960’ların sonu veya 70’lerin başı olmalı, TRT dilinde şiddet eylemleri diye bir tabir türedi, İngilizce acts of violence deyimine karşılık. Zamanla şiddet, her türlü vu...
2021-03-14 18:00:00 +0000 UTC
View Post
5 Kasım 2008
Üç-beş sene var ki menkul kelimesi nur topu gibi yeni bir anlama kavuştu. Özellikle Radikal gazetesinin yabancı basından çeviri masası bu yeni anlamı pek tutmuşa benziyor. Her gün en az bir kez kullanmadan edemiyorlar. “Kafkas ülkelerinden menkul yeni bir gruplaşma”, “İsrail’in toprak hırsızlığı ile baskıdan menkul siyaseti”, “apartman daireleri ve dükkanlardan menkul dokuz katlı binalar”, “talimatlardan ve tetkiklerden m...
2021-03-13 18:00:00 +0000 UTC
View Post
4 Kasım 2008
Zencinin orijinali zangî, Farsçadır. Esasen “paslı” demektir çünkü zang pastır. Arapçada ince /g/ sesi 8. yüzyıldan sonra /c/ye dönüşmüş olduğundan, Arapçası zancî olur. Farsçada da muarreb, yani Arapça telaffuza uydurulmuş biçim olan zancî kullanılır. Türkçede ilk kez 11. yüzyılda yazılı örneğine rastlanır. Ortaasya’da haliyle zenci yoktu. Dolayısıyla Türkler için yeni bir nosyondu, genişleyen...
2021-03-12 18:01:01 +0000 UTC
View Post
3 Kasım 2008
Surprise Fransızca. Sur “üstü, üzeri” gibi bir edat, İngilizcesi over; prise “tutma, yakalama, elde etme”, ikisi bileşince “üstüne varma, tepesine binme” gibi bir mana çıkıyor. Fransızcada en erken 1175 dolayında, “olağandışı vergi” anlamında kullanılmış. 16. yüzyıl ortalarından itibaren bugünkü anlamda ama önceleri çağrışımı daima olumsuz: baskın, tuzağa düşürme, aniden gelme gibi. T...
2021-03-11 18:01:01 +0000 UTC
View Post
2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.
2 Kasım 2008
Çakırkeyif’teki çakır “alaca mavi renk” anlamındaki çakır değil, şarabın asıl Türkçe adı olan çakır. Çakır ta 11. yüzyılda Ortaasya Türkçesinde yaygın olarak kullanılan bir sözcük. Türkiye Türkçesinde de galiba 16. veya 17. yüzyıl dolaylarına dek şarabın...
2021-03-10 18:00:04 +0000 UTC
View Post
2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.
1 Kasım 2008
Erzurum’un aslı Erzen-i Rum’dur. Diğer Erzen olan [Erzen-i Ermeni, Erzurum Havaalanı’nın bir iki kilometre kuzeybatısında bulunan, eski adıyla Karaerz, yeni adıyla Kahramanlar köyüdür. Ermenicesi Ardzn Արծնşehridir. 11. yüzyılda Erzurum kenti Rum İmparatorluğu’nun askeri ü...
2021-03-09 18:00:03 +0000 UTC
View Post
2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.
31 Ekim 2008
Farsça lâcivard koyu mavi renkli bir süs taşının adı, Frenkçesi lapis lazuli. Lâcivardî ise bu taşın rengi. Bizde de eski metinlerde rengin adı laciverdî diye geçer, 20. yüzyıl ortalarına doğru sondaki î düşer.
Laciverd taşı 6500 s...
2021-03-08 18:00:05 +0000 UTC
View Post
2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler.
30 Ekim 2008
Ortaçağ boyunca Avrupa’da standart kur 12 gümüş denarius = 1 altın solidus, diğer adıyla schilling imiş. 13. yüzyılda altın paraya talep artıp arz yetersiz kalınca, 1 altın paraya eşdeğer (yani 12 gümüş para değerinde) büyük boy gümüş para çıkarmışlar piyasaya. Latince g...
2021-03-07 09:44:16 +0000 UTC
View Post
2008-09'da Taraf'ta yayımlanan Kelimebaz makalelerimi, her gün bir yazı hesabıyla buraya taşıdım. Patreon patronlarım kısıtsız yararlanabilirler. Bu yazı ilki. Dipnotlar 2019'da eklendi.
29 Ekim 2008
Bizim bu taraflarda cumhuriyet kurma işine ilk Mithat Paşa’nın giriştiği rivayet edilir. Üç ayda iki padişah devirmiş olmanın verdiği özgüvenle Paşa, 1876 sonlarında, gerekirse üçüncüsünü de devirip kendi iktidarını kurma zaman...
2021-03-05 19:18:27 +0000 UTC
View Post
TR760006200113200006695423 Arsen Nişanyan Garanti Bankası (TL) GR5601720380005038088217301 Sevan Nisanyan Piraeus Bank (EUR)
Doğrudan ödeme için bu banka hesaplarını kullanabilirsiniz:
You may use these accounts for direct deposits.
2021-01-23 12:23:46 +0000 UTC
View Post
Yıllardan beri beş kuruş karşılık beklemeden size aşağıdaki hizmetleri sunduk, sunmaya devam ediyoruz.
1. Nişanyan Sözlük. Çağdaş Türkçenin en eşsiz, ufuk açıcı kaynaklarından biri. 30.000'i aşkın Türkçe sözcüğün kökeni ve Türkçe metinlerdeki tarihi evrimi.
2. Nişanyan Yer Adları Sözlüğü (I...
2020-08-18 11:36:00 +0000 UTC
View Post
Sevan Nişanyan is a Turkish lexicologist, historian, political commentator and travel writer who was compelled to leave his country in 2017 and has lived in exile in the Greek island of Samos since.
He offers online, entirely free of charge, the following amenities:
1. The Nişanyan Dictionary, the authoritative etymological dictionary of the modern Turkish language, analyzing the sou...
2020-08-18 11:29:13 +0000 UTC
View Post